Translate

18 Ekim 2013 Cuma

Bu sezonun bir başka özelliği ise Şampiyonlar Ligi’ne katılmamızdır. UEFA’nın kıyafet yönetmelikleri TFF’den çok farklıdır o dönemde. Ayrıca esnetilemez. Sezon öncesinde gelen bir formda, takımların formaları, reklam sponsorları, üretici sponsorları önce görsel sonra da formanın kendisiyle bildirilir. Bu da maçta ayrı, antrenman ve kampta ayrı marka kullanan Fenerbahçe’nin UEFA’nın kafasını iyice karıştırmasına neden olur. Önce kabul etmez UEFA bunu. İzin vermediğini belirtir. Biz de böyle bir yasak olmadığı noktasından yola çıkarak bastırırız. Gerçekten de UEFA’nın izin vermemesi için yazılı bir kural yoktur ancak sıkıntı çıkartır. Sonunda olay, UEFA Şampiyonlar Ligi’nin ana sponsoru olan adidas’ın “Arkadaşlar, Fenerium bizim rakibimiz değil iş ortağımızdır. Bu kararınız bizim Fenerbahçe ile aramızdaki ilişkiye zarar verebilir” anlamına gelen çıkışıyla tatlıya bağlanır. Şampiyonlar Ligi tarihinde bir takım ilk kez farklı marka üretici ürünüyle sahne alır.

Yine Şampiyonlar Ligi’yle ilgili olarak bir başka anı, Türk Bayrağı’nın kullanılmasıdır. Bildiği üzere daha önceki yıllarda Galatasaray Türk Bayrağı kullanmadığı için bir kısım taraftar tarafından eleştirilmiştir. Gerçekten de kıyafet yönetmeliğinde “takımların kendi ülke bayraklarını kullanmalı” yasaklanmıştır. Fakat İtalyan takımlarının göğüslerindeki İtalyan bayrağını taşımaları bizim aklımızı çeler. Bu aslında İtalyan bayrağı değil, İtalya Futbol Federasyonu’nun armasıdır. Bu durumda yönetmelikte yer alan bir madde öne çıkartılır. Buna göre o dönemde UEFA takımların kendi ülke bayraklarına izin vermemesine rağmen, kendi liglerinde şampiyon olan takımların kendi federasyonlarında izin verilen amblemini taşımasına izin vermektedir. Biz de Türk Bayrağını göğse koyar onaya yollarız. İlk tepki e-postayla gelir, Türk Bayrağı olmaz diye. Hemen yönetmelik maddeleriyle yanıt verilir ve denir ki “Evet bahsettiğiniz arma Türk Bayrağı fakat bunu TFF sadece Türkiye Ligi ve Türkiye Kupası şampiyonlarına, şampiyon oldukları için koyma hakkı veriyor. Bu nedenle şampiyonluğumuzu tanımlayan bir armadır”. UEFA elbette itiraz etmez ve Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’nde Türk Bayrağı’yla mücadele eder.

Bu sezon adidas’la ilk sezondur. Bu nedenle bir forma lansmanı da yapılmaz. Sadece stadyumda basına o da sansız mankenlerle bir tanıtım yapılır.

Bu sezon hazırlık maçlarına yeni formalarla çıkılır. İşin trajikomik yanı 18 Ağustos 2004 tarihinde hazırlık maçı yaptığımız Yalovaspor’un Fenerium marka malzemeyle sahada yer almasıdır (http://www.turkfutbolu.net/fenerbahce/2004-05hazirlik/images/7haz_ekresim_7.jpg)

Sezonun ilk maçına Rizespor deplasmanında çubuklular, beyaz şortlar ve konçlarla çıkılır. İkinci haftada da Samsunspor karşısında, Alex’in Kadıköy’le tanıştığı maçta sırtta çubuklu, altta lacivert şort ve konç vardır. Çubuklu 27 Kasım’da oynanan Diyarbakıspor maçına kadar çıkmaz sırttan, ne Avrupa’da ne ligde. 27 Kasım’da da beyaz forma ilk kez giyilir. Ve bütün bunlar olurken 2005/06 sezonunun hazırlıkları çoktan başlamıştır.

17 Ekim 2013 Perşembe


Fenerium’un altın çağı! 3 senelik bir tecrübe sonunda yeni sezon için belki de tarihin en güzel kolleksiyonlarından biri hazırlanmıştı. Çubuklu aslında hazırdır, bir sezon öncesinden. Hatta 2002/03 sezonunun ikinci yarısında Kadıköy’de oynanan ve 1-0 kaybettiğimiz Beşiktaş maçında takımın sırtında yerini alır. Yalnız 2003/04 sezonunda giyilecek olan formadan bir farkı vardır; rengi koyu değil açık lacivert ile sarıdır. Unutmak istediğimiz 2002/03 sezon felaket bir şekilde biter, Avrupa kupalarına katılma şansımız da Göztepe deplasmanında lehimize verilmeyen bir penaltı sonrasında kaybedilir. Yeni sezon için kollar sıvanır, büyük transferler yapılmaya başlanır. Takım Herr Daum’a emanet edilir. Büyük bir motivasyon vardır takımda ve camiada. Herr Daum’un gelişiyle birlikte sezon açılır. Bir kibarlık gösterisi olarak yeni sezon formaları Daum’un beğenizine sunulur. Tasarlanan 3 forma vardır. Bir de bir sezon önce giyilen sarı forma, 2003/04 sezonunun 4. forması olarak giyilecektir. Daum tasarlanan formalardan beyaz olanı üzerinde kibarca bir fikir beyan eder, ısıra etmez, karışmaz. Ricası da yine bir kibarlık olarak uygulanır; gri renkteki tek renk kontur olarak yer alan Fenerbahçe arması formadan çıkarılır. Diğer formalar için teşekkür eder Daum ve ekler, “Bu formalara 2 yıldız koymuşsunuz, bu sezon sonunda bir yıldız daha ekleyeceğiz.”

4 Ağustos 2013 Pazar

 Sezonun forma konusundaki önemli atılımlarından bir tanesi, 2000/01 sezonuyla başlayan kendi formasını üretme özelliğine ek olarak Fenerium performans ürünlerine ilk kez Fenerium logosu konulması olacaktır. Formaların bir başka özelliği ise sağ etek kısmına yakın bir yerde, içinde formayı sahtesinden ayıracak olan hologramlı bir enjeksiyon etiketin kullanılmasıdır. Ancak enjeksiyon kısmında yaşanan teknik sorunlar nedeniyle, üretimin devamında buraya yine hologramlı ve bu hologramın damla olarak dokuma etikete sabitlendiği bir başka etikete geçilecektir.

Yine sezon başına yetişmeyen ancak Türkiye’de forma üretiminde bir ilk olan 3 boyutlu arma kullanılmıştır formalar. Bir İrlanda firması olan ve spor markaları yan ürünlerinde öncü ve efsane olan Chris Kay’la anlaşılır. Firmanın kendi yarattığı ve zamanında sahtesi yapılamayan Lextra 3D isimli tekniğiyle, iki katmanlı ve renkli dökülen flokla üretilmiş üç boyutlu Fenerbahçe armaları, formalarımızın sol göğsünü süsler

Chris Kay

Chris Kay demişken, bu sezon tüm formalarımızda kullanılacak olan özel bir yazı karakteriyle hazırlanmış sırt numara ve harfleri, konturlu ve içinde Fenerium logosu bulunacak şekilde hem takımın giydiği hem de satışta kullanılmaya başlanır. Yazı karakterinin seçimi, saha içinde nasıl görüleceğinin testleri sahada sırtında formayla koşuşturan bir Fenerium elemanı ile yapılmış, denenmiş ve onaylanmıştır. Numara ve harfler Royal formada altın renkte ve beyaz konturlu iken diğer 3 formada ise lacivert renkte gümüş konturludur. Chris Kay’la bu sezon başlayan sıcak ilişki daha sonraki sezonlarda da çok özel hizmetlerle sürecektir.

Ayrıca bir de teknolojik özellik eklenir, DupontSa ile yapılan sözleşme ile bu firma, forma kumaşlarında kullanılacak olan Coolmax ipliği için kolaylık sağlar. İplik piyasa fiyatının altında teslim edilecektir Fenerium’a. Fenerium tarihinde ilk ve son kez, bir konfeksiyon ürününü iplikten başlar böylelikle. İplikten kumaşa, kumaştan formaya…

3 Ağustos 2013 Cumartesi

Sezon öncesi hazırlık maçlarında yeni formaların kullanılmaması Fenerbahçe adetidir. Bu sezon öncesindeki kamp sırasında oynanan maçlarda, bir sezon öncesinin formaları kullanılır. Ancak çok önemli bir fark vardır. Zira dönemin reklam sponsoru Aria ile görüşmeler sürmektedir. Bu görüşmelerin uzaması yüzünden, üretim de başlayamamıştır. Aynı nedenle hazırlık maçlarında kullanılan formalar reklamsızdır. Daha sonra anlaşma sağlanır ve forma göğüs ve kollarından bir tanesinde Aria logosu olur.


  Bu sezon aynı zamanda çubuklu formanın laciverte geri döndüğü sezondur. Renk, daha önceki yıllarda saks maviye doğru iyice yol almışken gerçek Fenerbahçe lacivertine döndürülür. Formanın sağ göğsünde altın renk nakışla Fenerium logosu, sol göğsünde ise Fenerbahçe arması ve üzerinde iki adet altın renkli iki yıldız yer alır. Bu yıldızlardan bir tanesinin sarı çubuk üzerine gelmektedir ve bu konuda sezon içinde bazı taraftarlar tarafından şikayet gelir. Geciken sponspor anlaşması nedeniyle geciken üretim nedeniyle, forma satışı ancak ligin ilk maçının olduğu gün başlar. Ve Fenerium, sanırım tarihinde ilk kez, Fenerbahçe Dergisi’nde tam sayfa bir ilanla yeni formasını tanıtır. Formaya bir de slogan bulunur, bu slogan daha sonra tribünlerde pankart, bazı taraftar gurubu ürünlerinde de detay olarak kullanılacaktır. Çubuklunun sloganı şudur; Kiminin Rüyası Kiminin Kabusu.

Çubuklu formanın ilk maçı, Kadıköy’de oynanan ligin açılış olur. İstanbulspor’a 3-0 kaybedilir. Elbette ki farklı renkli formaların skora göre uğurlu uğursuz sayılması geleneğimiz çubuklu için geçerli değildir. Nitekim ikinci haftada Trabzonspor deplasmanında, van Hooijdonk’un attığı golle kazandığımız maçta da çubuklu forma, beyaz şort ve konç giyilir. Çubuklu formanın en talihsiz maçı ise şampiyon olarak çıktığımız Malatyaspor maçımızdır. Bir satış taktiği olarak şampiyonluk maçında, satışı nispeten düşük olan sarı formalarla çıkılır. Ancak maçın ilk yarısı yenik kapatılır. Bunun üzerine ikinci yarıya çubuklu ile çıkmaya karar verilir soyunma odasında ancak şortlar değiştirilmez. Dolayısıyla belki yıllardır ilk kez çubuklu forma altına sarı şort ve konçla yer alır takım sahada, 45 dakika da olsa. Aynı sıkıntı 2005/06 sezonunun ilk deplasmanında da yaşanacaktır. Fenerbahçe çubuklu forma, beyaz şort ve konçtur. Alternatifi ise lacivert şort ve lacivert konç olabilir oysa.


2 Ağustos 2013 Cuma

Sezonun deplasman forması beyaz formamızdır. Forma özellikle van Hooijdonk’la özdeşleşir. Giyildiği ilk maç, 4. hafta oynanan Diyarbakıspor deplasmanıdır. Yenik duruma düşmemize rağmen, van Hooijdonk’un 75’te serbest vuruştan attığı golle galip ayrılırız sahadan. Nitekim sezon içinde önünde Pierre’nin bu maçtaki gol sevincinin fotoğrafı bulunan beyaz formalar, hatıra forması olarak satışa çıkarılır.